Blog

Yaşlılıkta Beslenme 16-01-2020

Yazar : Dyt. Cihan Hallak

Beslenme

Yaşlılık Döneminde Beslenme

Yaşlılıkta Sağlıklı Beslenme

Yaşlılık kaçınılmaz bir süreçtir ve yaşlılık döneminde bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesi sağlığın korunması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ayrıca yaşam süresi ve kalitesinin arttırılması açısından önem taşımaktadır.

Yaşam için gerekli olan besin ögeleri çeşitli besinlerde farklı miktarlarda bulunur. Dolayısıyla tüm bu besin ögelerini sağlayan çeşitli besinler tüketilmelidir. Süt ve süt ürünleri, et, yumurta, kurubaklagiller, taze sebze ve meyveler, tahıllar ve yağlardan oluşan 4 temel besin grubundan bireyler her öğün gereksinimine uygun miktarda tüketmelidirler. Her öğün aynı besin grubundan farklı besinler seçilip çeşitliliğin sağlanması gerekir. Örneğin bir öğünde sarı ve kırmızı sebzeler seçilmişse diğer öğün yeşil yapraklı sebzelerden seçim yapılmalıdır.

Vitamin, mineral ve fitokimyasallardan zengin olan sebze ve meyvelerin bol ve çeşitli tüketilmesi, kalp hastalıkları, kanser türleri, tip 2 diyabetten korunmada, tansiyon kontrolünde ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarının güçlenmesinde etkilidir.

Tam tahıl ekmeği ve diğer tahıllar mutlaka yeterli miktarda tüketilmelidir. Tahıllar genellikle düşük yağlıdır ve kolesterol içermezler. Posa içerikleri kolesterol seviyelerinin azalmasına yardımcı olur. Tam tahıllar tüketildiklerinde B grubu vitaminler, E vitamini, demir, çinko, magnezyum olmak üzere birçok minerali sağlarlar. Düşük yağlı ve düşük kolesterollü besinler tüketilmelidir. Hayvansal kaynaklı yağ ve katı margarin tüketimi yüksek kolesterole neden olur. Dolayısıyla bu yağların kısıtlanması gerekir. Kırmızı et yerine derisiz tavuk eti veya hindi eti tercih edilmelidir. Etinin görünen yağlarının temizlenmesi gerekir. Kızartmalar yerine fırında, buharda ya da haşlama yöntemleri uygulanmalıdır. Balık tüketimi çoklu doymamış yağların sağlanması açısından haftada en az iki kez olmalıdır. Bu yağ asitlerinin görme, bilişsel fonksiyon, kemik-eklem rahatsızlıkları ve kan yağları üzerinde olumlu etkileri vardır. Su ve diğer sıvılar yeterli miktarda alınmalıdır. Günde en az 10 bardak (2 Litre) su gereksiniminin karşılanması için uygundur. Yaşla birlikte susama hissi azaldığından bireyler susamasa bile belirli aralıklarla su içmelidirler.

Posa; diyabet, kanser ve koroner kalp hastalığı riskini azalttığı gibi bu hastalığı olan yaşlılarda tedavi edici özellik taşır. Bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesi ve kabızlığın önlenmesi açısından posa önem taşır. Ayrıca kalın bağırsak kanser oluşum riskini de azaltır. Posa içeriği yüksek besin grupları sırasıyla kurubaklagiller, tahıllar, sebze ve meyvelerdir. Yaşla birlikte kalsiyum gereksinmesi de artar. Kalsiyumun yeterli alınması kemik mineral kaybını azaltacağından kemik sağlığının korunmasında önemli rol oynar. Bu nedenle kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir. Kalsiyumun en iyi kaynağı süt  ve süt ürünleridir. (Yoğurt, peynir vb.)

Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve pekmez de kalsiyumdan zengindir.

Bazı bireylerin süt şekeri olan laktozun sindirimine karşı intoleransı vardır. Bu durumda laktozu azaltılmış sütlerin tüketilmesi uygundur. Yaşla birlikte duyu kayıpları gerçekleşeceğinden bireyler tuzlu ve şekerli besinleri daha çok tercih edebilirler. Çay şekeri, reçel, bal vb. tüketimi azaltılmalıdır. Bunların yerine kompleks karbonhidratlar (tahıllar, kurubaklagil vb.) tercih edilmelidir.

Yaşlılıkta yetersiz beslenmeden kaynaklanabilecek hastalıkların önlenebilmesi için bireylerin öğün atlamaması önemlidir. Her gün üç ana öğünde besin çeşitliliği sağlanarak yeterli miktarda besinler tüketilmelidir.

Artan yaş ile birlikte kas kütlesi ve kas gücündeki azalma fiziksel aktivitede azalmaya neden olmakta ve bunun sonucunda metabolik hız ve kemik mineral yoğunluğu da azalmaktadır. İdeal vücut ağırlığının sürdürülebilmesi için enerji harcamasındaki azalma ile enerji alımını dengelemek çok önemlidir. Aksi halde bu denge negatif yönde ilerlediğinde yağ artışı, fazla kilo nedeniyle kalp-damar hastalıkları, diyabet, kanser gibi hastalıklara zemin hazırlanmış olur.

Yaşlılarda ağırlık kaybı ve kazanımına dikkat edilmelidir. Bu değişikliklerin zamanında fark edilebilmesi için haftalık olarak vücut ağırlığı izlenmelidir.

Son altı aylık zaman diliminde 4.5 - 5 kg istem dışı kilo kaybı veya kazanımı kötü beslenmenin bir göstergesidir. Nedenleri mutlaka araştırılmalıdır. İdeal vücut ağırlığı dışında fazla kilo sorunu ve istem dışı ağırlık kaybı olan yaşlıların mutlaka bir uzmana başvurmaları gerekmektedir.

Terafit

TeraFit Psikoloji & Beslenme Danışmanlığı Hizmetleri ve Sağlıklı Yaşam Merkezi

Ahmediye Mahallesi Halk Caddesi No:27 Kat:3 34672 Üsküdar/İstanbul Türkiye

Salı-Cuma :

09:00-18:00

Cumartesi-Pazar :

09:00-14:00

Pazartesi :

Kapalı

Bilgi Almak İçin Bize Ulaşın